92406 kayıt bulundu.
1. `elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez` anlamında kullanılan bir söz
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Azla yetinen, elindeki ile yetinen, kanık, kanaatli, yetingen
1. Ama üçüncü bekçi, onlara nazaran daha genç ve daha az kanaatkâr olan, yapılan haksızlığı sineye çekemedi.
1. Ama üçüncü bekçi, onlara nazaran daha genç ve daha az kanaatkâr olan, yapılan haksızlığı sineye çekemedi.
Lisan : Arapça ḳanāʿat + Farsça -kār
Telaffuz : kana:atkâr
1. isim , isim , isim , isim , Kanaatkâr olma durumu, kanaatlilik, kanıklık, yetingenlik
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Kuzey Amerika'da yaşayan bir tür iri gövdeli geyik (Cervus Canadensis)
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Kuzey Amerika'da yetişen bir tür uzun kavak
1. korumak, himayesine almak
1. Yazarları, ressamları, müzikçileri kanatlarının altına alan krallar, padişahlar elbette hesaba sığmaz.
1. Yazarları, ressamları, müzikçileri kanatlarının altına alan krallar, padişahlar elbette hesaba sığmaz.
Ön Takı : (birini)
1. isim , isim , isim , isim , Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket
2. Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket
Lisan : Fransızca canadienne
atmık kanalı, hava kanalı, öd kanalı, reçine kanalı, yarım daire kanalları
1. isim , isim , isim , isim , Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu
1. Süveyş Kanalı.
1. Süveyş Kanalı.
2. Panama Kanalı.
2. Panama Kanalı.
2. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat
1. Bir kanaldan ötekine geçerken aldığı yüklü transfer bedelini nasıl ödeyecekti bu kadın?
1. Bir kanaldan ötekine geçerken aldığı yüklü transfer bedelini nasıl ödeyecekti bu kadın?
3. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti
4. anatomi , anatomi , anatomi , anatomi , İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol
5. coğrafya , coğrafya , coğrafya , coğrafya , İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz
1. Mozambik Kanalı.
1. Mozambik Kanalı.
Lisan : Fransızca canal
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kanalcığı olan
1. Önde hava kanalcıklı disk ile arkada da kampana kullanılmış.
1. Önde hava kanalcıklı disk ile arkada da kampana kullanılmış.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Bir kimse veya bir şey aracılığıyla, yoluyla, eliyle
Telaffuz : kanalı'yla
1. isim , isim , isim , isim , Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan sistem, lağım döşemi, şebeke
1. Az kalsın kanalizasyona gidecektim, bağırıyorum bağırıyorum işiten yok.
1. Az kalsın kanalizasyona gidecektim, bağırıyorum bağırıyorum işiten yok.
Lisan : Fransızca canalisation
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , `Yönlendirmek, bir düzene koymak` anlamındaki kanalize etmek, `yönlenmek, bir düzene konulmak` anlamındaki kanalize olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
Lisan : Fransızca canalisé
beyin kanaması
1. isim , isim , isim , isim , Kanamak işi, nezif
1. Burun kanaması, diş kırılması, ötede beride ufak tefek sıyrıklar ve şişler...
1. Burun kanaması, diş kırılması, ötede beride ufak tefek sıyrıklar ve şişler...
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Vücudun herhangi bir yerinden kan akmak, kan gelmek
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Manevi acılar yeniden etkisini duyurmak, depreşmek
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kanaması olan
1. Kanamalı bir hasta.
1. Kanamalı bir hasta.